
Game master’lık (GM) dediğimiz iş kolu Türkiye’de ne kadar süredir yapılıyor ve siz bu işe ilk etapta nasıl girdiniz?
Uluç: Çalışmak için gelmiştim buraya. Ürünlerden sorumlu olacağım diye düşünürken GM yani oyun görevlilerine de ihtiyacımız olduğu ortaya çıktı ve ben de yapabileceğime inandığım için bu işe başladım. Ön ayak olan Ozan’dır sağ olsun.
Ozan: Merhaba, ben de buradayım! Profesyonel olarak game master’lık diyebileceğimiz bir iş iki senedir var. Daha önce gönüllü olarak yapanlar ve yurtdışında çalışan Türkler vardı.
Oyun görevlisi ne yapar? İş tanımı, saatleri ve prensipleri nelerdir?
Uluç: Oyun görevlileri genel olarak oyunun düzeninden sorumlu çalışanlardır. Oyuncuların sorularına yanıt vermeye çalışır, forumlarla ilgilenir ve QA (kalite kontrol) ekibine yardımcı olurlar. Çalışma saatlerine gelince, Joygame bünyesindeki dört oyunda şu an on beşe yakın oyun görevlimiz var ve günlük 8 saatlik vardiyalarla çalışıyoruz. Oyunlar yaşayan birer dünya oldukları için 24 saat gözetim altında tutmak zorundayız.
Ozan: Oyunculara elimizden geldiğince cevap vermeye çalışıyoruz, ama kayıtlı 450 bin üyemiz var ve bunlardan yaklaşık dört bini oyun içerisinde anlık aktif olabiliyor. Her an her birine istesek de cevap yetiştirmemiz mümkün olmadığından onları sorun merkezimize yönlendiriyoruz. Sorun merkezimizle hem oyun görevlilerimiz hem de destek ekibimiz ilgileniyor. Yakın zamanda canlı destek hattımız da olacak, o zaman OG ekibi biraz daha rahatlayacak.
Oyun görevlisi olmak isteyen biri nasıl olmalı, siz kimleri seçiyorsunuz? Biraz da mesleki açıdan değerlendirelim.
Uluç: Genelde 18 yaşını doldurmuş, karşısındakine sözünü geçirebilen insanlar arıyoruz. Okul/iş durumu da önemli, çünkü vardiya sistemine uyan birileri gerekiyor. Joygame olarak genelde ilanlarımızı oyuncu kitlemize ve forumlarımıza veriyoruz ve geri dönüşleri de oradan alıyoruz. Türkiye’de yeni gelişen bu sektörde ilkleri gerçekleştirdiğimiz için ben de burada çalışmak istiyorum diye başvuran çok fazla insan var. Bu bir hobi ve yıllardır hobi olarak yaptıkları şeyleri meslek edinmek istiyor insanlar.
Ozan: OG’lerimiz sabit sabahçı, öğlenci, akşamcı değil. Bir rotasyon söz konusu, yani hepsine uyan birileri gerekiyor. Tabii ki oyun bilgisine de sahip olmaları lazım. En az iki tane çevrimiçi oyunu bir iki yıl oynamış ve belli bir deneyim edinmiş olmalılar. Özellikle Free2Play oyunların yapısını çok iyi anlamış olmaları gerekiyor. Bir de bizim için en önemli şey Türkçe kullanımı. Biz kendimiz Türkçeyi çok iyi şekilde oyuncularımıza yansıtamazsak bir şey başaramayız orada.
Şöyle de bir şey oldu, OG’lerimizin iş bölümü yapabilmeleri için yurtdışında ortak çalıştığımız firmalardan eğitimciler getirttik buraya. Nasıl OG olunur, oyun içinde oyuncularla nasıl iletişim halinde olmaları gerekir, oyuna ne zaman aktif olarak girmeleri, ne zaman çıkmaları gerekir, onların sınırlarını artık çok iyi biliyor hepsi.
OG olarak işe aldığımız arkadaşlar genelde genç arkadaşlarımız oluyor. İlk başta yaşadığımız en büyük sorunlardan biriyse artık profesyonel olarak çalışmaya başladıklarının farkına varmamaları. Orada hemen o çizgiyi gösteriyor ve uyarıyoruz: Artık sen sadece bir oyuncu değilsin. Joygame’in bir üyesisin. Sen artık Joygame gibi konuşmak zorundasın.

Oyun görevlilerinin performanslarını da değerlendiriyor musunuz?
Ozan: Tabii. Bazen öyle fikirlerle geliyor, öyle etkinlikler düzenliyorlar ki... Zaten her konuda herkesi serbest bırakıyorum. Her türlü yaratıcı fikre açık olduğumuzu en baştan belirtiyoruz ve bu bizim de çok hoşumuza gidiyor.
Uluç: Oyun görevlilerinin yanı sıra oyuncuların da fikirlerine çok önem veren bir ekibiz. Biz oyunda şöyle bir şey istiyoruz, böyle bir etkinlik yapılsın veya bu eşyalar neden böyle, değiştirilsin gibi istekleri oluyor ve bunları not alıp toplantılarımızda değerlendiriyoruz.
Ozan: Mantıklıysa ve oyuna entegre edilebilecekse hemen onu İngilizceye çevirip yurtdışındaki yapımcı firmaya gönderiyor, onayını alıyor ve uygulamaya geçiriyoruz. Onlar için de çok iyi oluyor. Sonuçta onlar Türkiye marketini ve Türk oyuncusunu bilmiyorlar. Biz ise yirmi senedir burada oyun oynuyoruz.
Oyunculardan gelen tuhaf istekler de oluyor mu?
Ozan: Mesela bana gelen en son isteklerden biri bütün nakit eşyaların bedava olması. Yani hiçbir şekilde Joypara ile bir şey satmamızı istemiyor. Ben de şöyle bir cevap attım; eğer Joygame’de benim ve kırk kadar çalışanımın maaşını ödeyebileceğim bir sistem, Joygame’in gelişmesini sağlayacak bir fikir üretebilirsen seve seve dedim. Eğer güzel bir fikirle gelirse gerçekten her şeyi bedava yapabiliriz. Cevabını bekliyorum.
Son zamanlarda karşımıza çıkan sansürler ve yasaklamalar hakkında ne düşünüyorsunuz?
Ozan: Sırf reyting uğruna yapılan asılsız haberler o kadar saçma, arkası o kadar boş ki... Sen de iyi biliyorsun, Türkiye’de online oyun sektörü pek oturmuş değil. Sırtımızı dayayabileceğimiz bir derneğimiz yok. Yapacaksak zaten bizler beraber yapacağız. Şu anda saldırması en kolay sektör olarak bizi görüyorlar. Daha güçlü bir sektöre saldırabilirler mi? Saldıramazlar. Çünkü onların da arkalarında başka medya güçleri olacak. Mesela futbol maçları; her yıl maçlarda holiganlardan dolayı kaç insan ölüyor. Bu mantıkla futbolun da yasaklanması gerekiyor. Kim ölüm istiyor, kim holiganlık istiyor? Bu çok düz bir mantık. O zaman yeni çıkan her şeyin, hatta bütün sektörlerin yasaklanması gerekiyor.
Uluç: Bilgisayarın başında sabah dokuzdan gece ikiye kadar oturan insanlar var. Bunu hem kişisel olarak hem kurumsal anlamda tasvip etmiyor, her türlü uyarıyı yapıyoruz. Ama bu biraz da insanın otokontrolüyle alakalı. Belli bir yere kadar biz müdahale edebiliyoruz. Geri kalanını ulaşamıyoruz ne yazık ki.
Free2Play sektörünün Türkiye’de algılanışını, bugününü ve yarınını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Uluç: Bugünü ve yarını konuşmadan önce dünü de konuşmamız gerekiyor, çünkü orada sektörde hiçbir firmanın olmadığı başıboş bir dönem var. Şu an biraz bu sektörü geliştirme çabamız var. Bir zaman sonra insanlar gelecek, üye oldukları zaman Joygame için diyecekler ki işte burada en azından küfür edilmiyor, rahat rahat oynayabiliriz. Diyecekler ki hile ve hack olayları çok fazla yaşanmıyor, o yüzden buradaki çalışanlara güvenebiliriz. Bu Joygame’in bir sonraki adımıdır ve şu an yapmak istediğimiz şey de oyunlarımızda hileyi yok etmektir. Bunun ilerisinde oyuncuların güvendiği bir site olmak ve her zaman burada eğlendikleri, keyif aldıkları bir ortam yaratmak en önemli hedefimizdir.
Ozan: Birkaç yıl öncesine dönün ve F2P oyun sektörü sıfırken Türkiye’ye gelen ilk oyunlara bakın. Türkiye’de verilmiş bir hizmetleri yok. Neredeyse Google Translate ile yapılmış çevirilerinden hiçbir şey anlamıyor çocuklar, anlayamıyor. Görevlere bakmıyor bile. Ya giriyor PVP yapıyor, ya yaratık kesiyor. Zaten Joygame’in çıkış amacı biraz da bu. Daha önce verilmemiş bir hizmeti verebilmek. O yüzden kurumsal yapıyı kurarken buna çok dikkat ettik. QA ekibinin başında öyle bir editörümüz var ki Türkiye’de yıllardır fantastik kitap çevirileri yapan biri kendisi. Türkçeye çok dikkat ediyoruz. En küçük ayrıntılarına, kısaltmalara kadar çeviriyoruz.
Uluç: PVP, Oyuncuya Karşı Oyuncu (OKO), karakter, yaşam puanı gibi şeyler...
Ozan: Açık söyleyeyim, bizim de başlarda alışmamız zaman aldı. Bizler de yıllarca İngilizce oynadık. Ama neden Türklerin kendi bir oyun dili olmasın?
GM_quEsa: Şu anda etkinlikler düzenleyerek daha fazla oyuncunun dikkatini çekmeye çalışıyoruz. 12 Eylül'de Kadıköy Adeks'te ilk LAN partimizi düzenledik. Bence LAN partiler, turnuvalar gibi organizasyonlarda herkesi biraraya getirmek oyuncuları da memnun edecektir çünkü genel kanının aksine, biraraya gelmeyi ve oyun oynamayı seven bir oyuncu kitlemiz var. Ayrıca Aralık ayında düzenlemeyi planladığımız ödüllü, büyük bir turnuvamız da var. Türkiye'nin oyun tarihindeki en büyük ödülleri verebilmeyi istiyoruz. Ayrıca commercial launch sırasında da kullanıcılarımıza ufak bir sürprizimiz olacak. Bunların yanında Açık Beta süremiz boyunca gerilla tarzı etkinliklerimiz oluyor. Kullanıcılarımız bu ani etkinliklerden Facebook hayran sayfamızı takip ederek haberdar olabilirler. Şimdilik her gün farklı bir etkinlik düzenlemeye çalışıyoruz
Dong Dong: İyi bir yöne doğru değişiyor elbette, daha da iyi olacak.
GM_quEsa: Aslında Türkiye'deki online oyun sektörü henüz büyümekte. Şu anda 2-3 yıl öncesinden biraz daha zor bir piyasa var. Ama aynı zamanda online oyunlar için çok büyük bir potansiyel mevcut. Türkiye'de hizmet veriyor olmamız da avantaj. Bence yakın gelecekte online oyunlar, oyun kominitesinin başında olacak. Örneğin şu anda futbol ya da araba oyunları hem piyasaya çıkıyor, hem de online oyunlarını yapıyorlar çünkü online topluluklarda büyük bir potansiyel var. Eğer teknolojiye adapte olabilirsek, oyuncuların da online oyunlara yöneleceklerini ve faydalarından yararlanacaklarını düşünüyorum.
Sırf reyting uğruna yapılan asılsız haberler o kadar saçma, arkası o kadar boş ki... Sen de iyi biliyorsun, Türkiye’de online oyun sektörü pek oturmuş değil. Sırtımızı dayayabileceğimiz bir derneğimiz yok. Yapacaksak zaten bizler beraber yapacağız. Şu anda saldırması en kolay sektör olarak bizi görüyorlar. Daha güçlü bir sektöre saldırabilirler mi? Saldıramazlar. Çünkü onların da arkalarında başka medya güçleri olacak. Mesela futbol maçları; her yıl maçlarda holiganlardan dolayı kaç insan ölüyor. Bu mantıkla futbolun da yasaklanması gerekiyor. Kim ölüm istiyor, kim holiganlık istiyor? Bu çok düz bir mantık. O zaman yeni çıkan her şeyin, hatta bütün sektörlerin yasaklanması gerekiyor.
Uluç: Bilgisayarın başında sabah dokuzdan gece ikiye kadar oturan insanlar var. Bunu hem kişisel olarak hem kurumsal anlamda tasvip etmiyor, her türlü uyarıyı yapıyoruz. Ama bu biraz da insanın otokontrolüyle alakalı. Belli bir yere kadar biz müdahale edebiliyoruz. Geri kalanını ulaşamıyoruz ne yazık ki.
Sırf reyting uğruna yapılan asılsız haberler o kadar saçma, arkası o kadar boş ki... Sen de iyi biliyorsun, Türkiye’de online oyun sektörü pek oturmuş değil. Sırtımızı dayayabileceğimiz bir derneğimiz yok. Yapacaksak zaten bizler beraber yapacağız. Şu anda saldırması en kolay sektör olarak bizi görüyorlar. Daha güçlü bir sektöre saldırabilirler mi? Saldıramazlar. Çünkü onların da arkalarında başka medya güçleri olacak. Mesela futbol maçları; her yıl maçlarda holiganlardan dolayı kaç insan ölüyor. Bu mantıkla futbolun da yasaklanması gerekiyor. Kim ölüm istiyor, kim holiganlık istiyor? Bu çok düz bir mantık. O zaman yeni çıkan her şeyin, hatta bütün sektörlerin yasaklanması gerekiyor.
Uluç: Bilgisayarın başında sabah dokuzdan gece ikiye kadar oturan insanlar var. Bunu hem kişisel olarak hem kurumsal anlamda tasvip etmiyor, her türlü uyarıyı yapıyoruz. Ama bu biraz da insanın otokontrolüyle alakalı. Belli bir yere kadar biz müdahale edebiliyoruz. Geri kalanını ulaşamıyoruz ne yazık ki.
Uluç: Bilgisayarın başında sabah dokuzdan gece ikiye kadar oturan insanlar var. Bunu hem kişisel olarak hem kurumsal anlamda tasvip etmiyor, her türlü uyarıyı yapıyoruz. Ama bu biraz da insanın otokontrolüyle alakalı. Belli bir yere kadar biz müdahale edebiliyoruz. Geri kalanını ulaşamıyoruz ne yazık ki.
Uluç: Bilgisayarın başında sabah dokuzdan gece ikiye kadar oturan insanlar var. Bunu hem kişisel olarak hem kurumsal anlamda tasvip etmiyor, her türlü uyarıyı yapıyoruz. Ama bu biraz da insanın otokontrolüyle alakalı. Belli bir yere kadar biz müdahale edebiliyoruz. Geri kalanını ulaşamıyoruz ne yazık ki.
| < Önceki | Sonraki > |
|---|